ADR Yönetmeliği Bağımsız Denetim Komitesi

ADRTÜRK Bağımsız Denetim Komitesine Niçin İhtiyaç Duyulmuştur?

Üretim ve İş dünyasında oluşturulmak için yıllarca çaba gösterilen ve dünya devi olmuş bazı kuruluşların itibarlarını ve servetlerini bir gecede kaybedebildiğine hep birlikte şahit olduk. Peki, sadece bu kuruluşlar mı kaybetti, itibarlarını ve servetlerini? Elbette hayır.  Şirket, kurum ve kuruluşlarla birlikte hissedarlar, yatırımcılar, üst düzey yöneticiler ve çalışanlar da iş, servet ve itibarlarını kaybettiler.

Türkiye ve dünyanın her yerinde yaşanan, bedeli oldukça yüksek olan tecrübeler sonucunda, iş dünyası benzer sonuçlarla tekrar karşılaşmamak için birçok önlemler geliştirmiştir. Şirketlerin mali durumu ve maruz kaldığı riskler konusunda hisse ve menfaat sahiplerinin, şirket yönetimlerinden yeterli, doğru ve zamanında bilgi talebinin karşılanması vazgeçilemeyecek bir ihtiyaçtır. Bu nedenle düzenleyici otoriteler tarafından yapılan yasal düzenlemelerde Yönetim Kurullarında Denetim Komitelerinin oluşturulması öngörülmüştür. Biz, bu konuda Bağımsız Denetimi öneriyoruz.

İhtiyaç duyulan güvenilir ve doğru bilgiye erişmenin güvencesi olarak kabul edilen bağımsız denetim sürecinin uygulama etkinliği, oluşturduğu katma değer ve yeterliliği ile bağımsız denetçinin seçimine ilişkin değerlendirme sürecini izlemek günümüzde büyük önem kazanmıştır.

ADRTÜRK; günümüzde ihtiyaç duyulan ve büyük önem kazanmış olan, güvenilir ve doğru bilgiye ulaşmanın güvencesi olarak kabul edilen, tehlikeli madde yönetimi hakkında bağımsız denetim sürecinin, uygulama etkinliği, katma değeri ve yeterliliği ile bağımsız denetçinin seçimine ilişkin değerlendirme sürecinin yönetimi hizmetinde sektöre lider olmuştur.

Denetçinin bağımsızlığı nasıl sağlanır?

Bu tanımda dikkat çekilmesi gereken üç unsur çok önemlidir.

Bunlardan birincisi olan bağımsız ve dış denetimin önceden belirlenmiş ölçütlere dayanmasıdır. Bu ölçütler denetçinin bilgileri değerlendireceği standartları oluşturur. Denetimde kullanılacak argümanlar denetimin amacına göre değişiklik gösterir. “Bütünleşik Tehlikeli Madde Yönetimi” uygulamasının bir parçası olan, bağımsız denetimin kim tarafından yapılacağı da önemlidir. Bu denetimin amacı öncelikle olası yaptırımlardan kurtulmaktır. TMKT (Tehlikeli Mal ve Kombine Taşımacılık Düzenleme Genel Müdürlüğü) tarafından yapılması muhtemel ve yaptırımlarından kaçınmanın imkânsız olduğu bir durumla karşılaşmadan önce, işletmelerin Tehlikeli Madde Bağımsız Denetiminden geçmeleri son derece önemlidir. ADRTÜRK Denetim Komitesi, Bu ihtiyacınızı tam olarak karşılar.

İkinci önemli unsur bağımsızlık ilkesidir. Yapılan denetimin değeri denetim raporunu kullanan kişilerin denetçinin bağımsızlığına olan güvenlerine bağlıdır. Denetçi gerek kanıt toplarken ve gerekse topladığı kanıtları değerlendirirken ön yargıdan uzak, tarafsız ve uzman bir kişi gibi hareket etmelidir. ADRTÜRK Denetim Komitesi, tespit ettiği durumlara yorum yapmaz, objektif olarak ortaya koyar. Hizmet verdiği tarafın ne tür yaptırımlarla karşılaşacağını ve çok önemli olan yan etkilerini müşterisine eksiksiz olarak aktarır.

Diğer bir önemli unsur da denetim standartlarına uyumdur. Küreselleşen iş ve üretim piyasaları tüm dünyada ortak kullanılan ve tam benzerlik gösteren denetim standartlarını geliştirme konusunda güçlü bir eğilim içindedirler. Bu çerçevede ADRTÜRK Denetim Komitesi belli otoriteler tarafından yayınlanmış olan denetim ilkeleri ve standartlarına uymak zorundadır.

Bağımsız denetimin kazandırdığı katma değer nedir?

İşletmelerde menfaat ve katılım sahiplerinin hak ve gelirlerinin korunması bakımından güvenilir doğru bilgiye ihtiyaç vardır. Doğru ve güvenilir bilgiye erişmenin güvencesi bağımsız denetim görüşü ile sağlanabilir.

Yapılan yasal düzenlemelerle işletmelerimizin kurumsal yönetim çerçevesinin sürekli bir parçası haline gelen dış denetim hizmetleri, işletmelerimizin Tehlikeli Madde Yönetimi’nde kullanılan sistemlerin uluslararası standartlarda kalite ve verimliliğini arttırmalarını da sağlamaktadır.

Yapılan Bağımsız denetimler sonucunda, yaptırımlardan önceden kurtulmanın yanında şu faydalar da elde edilir.

İşverenin itibarı korunur. O iş yerinde çalışanların, patronlarına daha çok güvenmelerini sağlar. Çalışanlar bilir ki; patronları onların ve geleceklerinin faaliyetlerinin gereği de olsa daha az kirlenmiş bir dünyada yaşayabilmeleri için gerekeni yapıyordur.

Şirketin itibarı yükselir. Toplum tarafından kurallara uyan işletmeler ön plana çıkar ve saygınlıkları artar.

Markanın değeri ve sürdürülebilirliği korunur. Toplumun ilgisi ve güveni böyle işletmelere daha fazla olur. Buna bağlı olarak gelirleri ve sürdürülebilirlik kabiliyetleri aynı oranda artar. Bu bağlamda marka değerleri de yükselme eğiliminde olur.

Yasal yaptırımlardan kaçınılabilir. İşletmeler böylelikle yasal denetim gelmeden önce gerekli önlemleri zamanında alabilir, gereksiz maliyetlerden kurtulabilir.

Muhtemel felaketler engellenebilir. Yaptığımız faaliyetler gereği doğaya ve ülkemize, çalışanlarımıza ve onların sevdiklerine verebileceğimiz, istenmeyen zararların ve belki de büyük felaketlerin önüne geçilebilir.

İşletme körlüğü önlenir. İşletme verimliliğine engel olagelen durumlar tespit edilir. Bunların ortadan kaldırılması için gerekli bilgiler elde edilir ve yapılması gerekenler uygulanabilir hale gelir.

Bir nevi sigorta gibidir, olası cezalara karşı rücu hakkı kazanılır. Sorumluluklarımızı yerine getirmesi için aldığımız hizmetin geri dönüşü sağlanmış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7 + 8 =